MENOPOZ

Yaş Yetmiş İş Bitmemiş.

Uzmanlık eğitimim yıllarında klinik şefimizin duvarında bir tablo vardı. Üzerinde “yaş yetmiş, işler müthiş” yazardı. Önceleri bunu tamamen cinselik üzerine yorumlayan biz asistanlar tayfası hocanın altmışı geçmiş yaşı üzerine espriler yapardık. Aslında yaşın ilerlemesiyle bazı fizyolojik kayıplar tamamen normal insani durumlardır. Önemli olan bu kayıpları minimalize edecek şekilde aktif yaşlanmayı sağlamaktır.

Aktif yaşlanma süreci belki de kişinin ergenlikten sonraki dönemlerinde başlar. Ve en önemlisi de olgunluk döneminde yavaş yavaş aktif bir yaşlılığa hazırlanmaktan geçer. Emekliliği köşesine çekilerek ölümü bekleme ya da yalnızca ibadetle geçirme zamanı olarak algılayan insanımız belli bir yaştan sonra hızlı bir çöküşe geçmektedir.Yetilerini yitirmekte hem fizyolojik olarak hem de psikolojik olarak hızla yaşlanmaktadır. Bunun önüne geçilebilir mi? Bu mümkün olan ama kişinin tek başına üstesinden gelemeyeceği bir süreçtir de aslında. Kurumsal yapılaşma ve mantığın geliştirilmesi gerekir. Burada kadınlarımızdan bahsetmek istiyorum. Yıllar yılı işinde çalışan, evinin annesi, kadını olan, üreten, anne olan kadın bir gün menopoz denen bir döneme gelir. O dönemle birlikte kadının en büyük sermayesi olan doğurganlık ve üretkenliğin somut ifadesi olan adetler sona erer. Bu sona eriş yalnızca yumurtlamanın bitmesi değil aynı zamanda kadının üretkenliğinin de bittiği şeklinde yorumlanır. Bu kadının kendisi ve çevresi tarafından da böyle algılanır. Aslında bu dönem çoğunlukla çocukların yuvadan ayrıldığı (evlendiği, okumak için gittiği ya da kendi yaşamını kurduğu) döneme denk gelir. Bu denk gelişle kadın üretkenliğin bittiği yada artık bir işe yaramadığı duygusu ile farklı bir dönem yaşamaya başlar.

Kadın son adetlerini gördüğü aylar ve yıllar içerisinde fizyolojik değişimlerin etkisi ile de gergin, sinirli ve ateş basmaları ile giden sıkıntılı bir dönem yaşıyordur. İşte bu günlerde bütün bunların üst üste gelmesi ile kadınlarımızın sorunlu dönemi başlamış olur. Bunu önlemenin bir takım yolları geliştirilmeye çalışılmaktadır. İlaç tedavileri ve diğer yöntemler işin tamamen tıbbi boyutudur elbette. Ancak birde bireysel yapılabilecekler vardır ki en az ilaç kadar önemlidir. En başta gelen kişinin kendisini bu duruma hazırlamasıdır. Belli bir yaşta karşılaşacaklarımıza hazır olmamız gerekir. Psikolojik olarak hazır olmak, kendine yapacak işler bulmak, bir hobi edinmek, bir sivil toplum kuruluşunda aktif görev almak, belki de kendinden sonrakiler için kalıcı bir şeyler yapmanın getireceği rahatlama ile işin psikolojik zorlanma boyutu aşılacaktır.

Tabi ki bu işin birde kurumsal boyutu vardır ki yaş ortalaması giderek artan bir dünyada aktif yaşlanma sürecini sağlamak, yaşlıların bilgi görgü ve tecrübesinden yararlanacak bir sistemi kurmanın gerekliliği aşikardır. Bugün batıda artan yaş ortalaması ile birlikte ikinci üniversitesini okuyan ve altmışlı, yetmişli yaşlarında halen aktif iş hayatında olan insanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bu tamamen aktif yaşlanmanın bir yaşam tarzı haline getirilmesi sürecidir.