Tecavüze Uğrayanı Cezalandırmak

Son dönemde TBMM gündemine gelen yasa nedeniyle bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı duydum. Mevcut yasa teklifinde herhangi bir zorlama olmadan cinsel birliktelik yaşayan diye ifade edilen önergede aslında demek istenen aileleri tarafından erken evlendirilen kız çocukları ile evli erkekler için evlilik devam ettiği sürece hapis cezası yok. Yani hapisteki 3-4 bin kişi için af. Ancak kamuoyunun tartıştığı biraz farklı bir durum. Sanki tecavüzcüleri evlenme halinde af edelim gibi. Ancak pratikte zaten tecavüzcüsüyle evlendirilme de oldukça sık yaşanan bir durum. Ben bu yazıda bu meseleyi inceleme çalışacağım.


Tecavüz psikiyatrik açıdan değerlendirildiğinde kişinin rızası olmadan tam bir cinsel ilişkiden tutun da anal yada oral yolla ilişkiye girmek diyebiliriz. Bunun öncesinde cinsel tacizde olmuş oluyor aslında. Kişi hem fiziksel, hem ruhsal hede cinsel açıdan travmatize ediliyor. Bunun daha ötesinde başka bir travma şekli yok zaten.


Tecavüze uğradığını iddia eden erkekler olsa da daha çok sorun erkekler tarafından tecavüze uğrayan kadınlar bugünlerde gündemde. Ceza yasasında tecavüz eden, mağdurla evlenirse dava ertelenecek. Ceza kesinleşse bile evlilik o kişinin kusurundan dolayı son bulursa cezasını çekecek kişi. Bu durumda cezaevine girmek istemeyen kişi belkide aslında istemediği halde tecavüz ettiği kişi ile evlenecek. Sonrasında seyreyleyin gümbürtüyü. Böyle başında demoklesin kılıcı olan biri ne kadar sağlıklı bir evlilik süreci sürdürebilir. Elinde böyle bir silah olan kadın eşiyle ne kadar sağlıklı bir ilişki kurabilir.


Aslında tecavüz ve ceza yasasındaki değişiklik başka bir sürü daha soru ve soorunu beraberinde getirecek. Ben bu konuda yazmaya devam edeceğim.


Her açıdan travmatize edilen bir kişi kendini travmatize eden kişi ile zorlanarak yada mecbur kalarak evlendiğinde bundan sonraki yaşamının nasıl olacağını bekliyoruz. Mesut bahtiyar olacak ve geri kalan yaşamını artık eskiden çok daha iyi mi geçirecektir. Bu istisnai olarak mümkün olabilir ama birine tecavüz edecek kadar insan haklarını hiçe sayacak bir kişinin daha sonra bu ihlalleri yapmayacak ve normal bir yaşam süreceğini varsayıyoruz. Psikiyatrist olarak şimdiye kadar tecavüze uğradığını söyleyen kadınların tanımı ile ve hayatında birine tecavüz ettiğini söyleyen kişilerin kişilik özelliklerini şöyle bir araya getirdiğimde ortaya çıkan profil hiçte yaşanılası erkek olarak karşımıza çıkmıyor.


Tecavüzcü erkeklerin kişilik özellikleri ile alakalı yapılan çalışmalarda o erkeklerin ortak davranış kalıpları aşağıdaki gibi olduğu görülür:

Kırıcı olurlar,
A
şırı ve nedensiz yere kıskançlık gösterirler,
A
şağılayıcı yorumlar yaparlar,
K
arşısındakini görmezlikten gelecek davranışları olur,
Karşısındakini kendisiyle eşit konumda görmez ve kendini üstün görür,
Çok fazla içki içer,
Uyuşturucu kullanır,
Eşini cinsel ilişkiye girmeye zorlar,
S
ert, sinirli ve tehdit edici biçimde davranır,
A
ni çıkış ve inişleri olur,
G
enelde karşı cins hakkında olumsuz konuşur, şiddet kullanma konusunda tehditkar olur.
Toplumsal kurallara uyma konusunda hiçte iyi değillerdir.
...........

Ve liste böylece uzar ve gider.


Böyle bir adamla evli olmak ve bunu sürdürmek ne kadar mümkündür?

Bir kişiyi böyle bir adamla evlenmek zorunda bırakmak ne kadar doğrudur?

Ve siz yasa ile yukarıdaki gibi bir adamla mağduru evlendirerek onun namu
sunu korumuş, toplumsal sıkıntıları aşmış ve mutlu bir aile mi kurmuş olursunuz?