Panik Ataklı Bir Hasta Öyküsü

Ayşe Hanım henüz 28 yaşında, iş hayatında oldukça başarılı, hırslı ve çalışkan bir kadındı. Her gününün bir öncekine göre daha iyi olması için özen gösteriyordu. Sağlığıda şeytan kulağına kurşun fena değildi hani.

Ne olduysa birden bire oluverdi. Bir gün iş yerinde iken aniden içinde bir şeylerin akıp gittiğini farketti. Birden bire kalbi çarpmaya başladı. Öyle hızlı çarpıyordu ki sanki arkadaşları kalp sesini duyacak zaneetti. Öyle yoğun bir sıkıntı hissi vardı ki terliyordu. Elleri buz kesmişti adeta. O an düşüp ölecekmiş gibi geldi. Arkadaşları onu hemen bir hastaneye götürdüler. Doktorlar şikayetlerini dinlediler; bir sürü tahlil yaptılar ve sonuç kocaman bir hiç çıktı. “Sizin hiç bir şeyiniz yok.” Dediler ve evine gönderdiler.

Birkaç gün sonra aynı şeyleri tekrar yaşayınca korkmaya başladı. Artık hemen hergün bir kaç kez benzer şikayetler oluyordu ve hiçbir şeyiniz yok diyerek evine gönderiliyordu. Çıldırmak üzereydi. Madem hiçbir şeyi yoktu neden kalbi birdenbire deli gibi çarpmaya başlıyor, titriyor , terliyor, tansiyonu çıkıyor ve sonra baygınlık geliyordu. O an sanki ölecekti nefesi kesiliyor gibi oluyordu.

Artık yaşadığı bu kötü anın ne zaman geleceğini beklemek ve olmadık bir yerde geleceğinden korkmakla geçiriyordu günlerini. Hastnelere yakın yollardan geçmeye özen gösteriyor. Yanında birisi olmadan evden çıkmıyordu. Artık işinide bırakmıştı. Ama hastaneye gittiğinde tetkiklerinde hiç bir şey yoktu. Artık o da hiç bir şeyi olmadığı halde yaşadığı bu durumdan nefret etmey başlamıştı. Yoksa çıldırıyor muydu ?

Ve bir keresinde kendisine bir psikiyatriste başvurmasını önerdiler. O bile “ben delimiyim neden psikiyatriste gidecekmişim” dedi. Ama artık dayanılmaz hale geldiğinde bir psikiyatriste gitti. Deli değildi ama panik bozukluğu vardı ve yaşadıkları panik ataklardı. Artık çok daha rahat. Yalnız başına dışarı çıkabiliyor. Hatta işine bile tekrar başladı.