Travma Nedir ve Etkileri Nelerdir ?

Hayatımızda zaman zaman baş etmekte çok zorlandığımız yaşam olayları ile karşılaşırız. Cephe yaşantısı, doğal bir afet, terörolayları, cinsel tacizler ve fiziksel travma gibi kötü bir olayın başımıza gelmesi yada şahit olmamız bunlardan yalnızca birkaçıdır. Bu olayların şiddetini anlamak için özelliklerini de bilmemiz gerekir. Kişi gerçek bir ölüm yada ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma yada kendisinin yada başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş yada böyle bir olayla bir şekilde karşı karşıya gelmiştir. Bu karşılaşmanın etkileri tüm savunma düzeneklerimiz tarafından mücadele edilerek etkileri bertaraf edilmeye çalışılır. Ancak bazen travmanın etkisi o kadar güçlüdür yada savunma düzeneklerimiz o kadar hasar almıştır ki travmanın sonrasında bir takım psikiyatrik semptomlar yaşanmaya devam eder. Kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır.


Kişi sıkıntı doğuran olayı yaşarken yada bu olayı yaşadıktan sonra aşağıdaki disosiyatif belirtilerden üçü yada daha fazlası gerçekleşmiştir.

Uyuşukluk, dalgınlık duyumları yada duygusal tepkisizlik.

Çevrede olup bitenlerin farkına varma düzeyinde azalma ( afallama)

Derealizasyon ( Çevreyi değişik algılama )

Depersonalizasyon ( Kendisi değişime uğramış gibi hissetme )

Disosiyatif amnezi ( Yani travmanın önemli bir kısmını hatırlamama)


Ayrıca Travmatik olay tekrar tekrar yaşanır gibi olur.

Göz önüne tekrar tekrar gelen görüntüler, tekrarlayan düşünceler, rüyalar, illüzyonlar, “Flashback” episodları ( olayı sanki tekrar yaşıyormuş gibi olma) yaşanır. Kişi travmatik olayı hatırlatan şeylerle karşılaşınca sıkıntı duyar ve rahatsızlığı dışarıdan bile fark edilecek kadar ciddi olur.

Kişi travma ile ilgili anıları uyandıran uyaranlardan belirgin şekilde kaçınma davranışı gösterir. Düşünceler duygular konuşmalar konuşmalar etkinlikler yerler insanlar hep rahatsız eder kişiyi. Belirgin sıkıntı yada artmış uyarılmışlık belirtileri olur. Uyumakta zorluk çeker, huzursuzdur. Düşüncelerini yoğunlaştırma güçlüğü vardır. Aşırı irkilme tepkisi verdiği gibi yerinden duramama ve sürekli bir huzursuzluk belirtileri yaşar.


Yukarıdaki belirtiler herhangi bir travmatik yaşantıdan sonra olabilir. Eğer bu belirtiler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya yada toplumsal mesleki alanlarda yada işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur yada bireyin travmatik yaşantısını aile bireylerine anlatarak kişisel destek kaynaklarını harekete geçirmek yada yardım almak gibi gereken iş yapmasının peşinde koşma yetisini bozarsa o zaman profesyonel yardım almayı gerektirecek bir durum doğmuş demektir.

Olaydan bir haftaya kadar normal kabul edilebilse de yukarıdaki belirtiler daha uzun sürüyorsa günlük sosyal mesleki işlevi bozuyorsa mutlaka profesyonel yardım almak gerekir.





Bazen travmatik olaydan aylar hatta yıllar sonra bile travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabilir.