DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU NEDİR ?(DHEB)

Çoğunlukla elleri ayakları kıpır kıpırdır ve oturduğu yerde kıpırdanıp durur.

Çoğu zaman hareket halindedir ve bir motor tarafından sürülüyormuşçasına koşuşturur durur, yükseklere tırmanır.

Oturması istendiğinde, oturduğu yerde bir müddet kalmakta güçlük çeker.

Dikkati konu dışı uyaranlarla çabuk dağılır.

Zihinsel çabayı gerektiren ders dinleme, ders çalışma, okuma ve yazma görevlerinden kaçar.

Ödevlerde ve sınavlarda dikkatsizce hatalar yapar.

Sabırsızdır, sırasını beklemekte güçlük geçer . Kendisiyle konuşulduğunda sanki dinlemiyormuş izlemini verir.

Sakin ve gürültüsüz biçimde oynamakta zorluk çeker.

Verilen yönerge ve ödevleri yapmakta zorlanır, bu işi tamamlamadan diğerine geçer.

Çok konuşur, sık sık başkalarının sözünü keser ve lafa girer.

Çabuk unutur, sık eşya kaybeder.

Çoğu zaman sonuçlarını düşünmeden tehlikeli işlere girer.

Son 25-30 yıldır Çocuk Psikiyatrisi kliniklerinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı popülaritesini korumaktadır.

Tarihsel süreç içinde minimal beyin disfonksiyonu, hiperkinezi, hiperkinetik sendromu ve hiperaktiviteli dikkat eksikliği sendromu gibi farklı isimlerler ele alınmış, son sınıflama sisteminde ise dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olarak tanımlanmıştır. DEHB tanımı ile yukarıda sayılan tanımlar arasında belirgin farklılıkların olduğu bir gerçektir. Günümüzde DEHB alt tipleri tarif edilerek tanısal yaklaşım sınırları genişletilmiştir.

DEHB çocuklu çağının en önemli psikiyatrik sorunlarının başında gelir. Aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren yönleriyle ve geniş anlamıyla bir eğitim ve öğretim sorunudur. Sorunun erken teşhisinde tedaviden elde edilen sonuçların yüz güldürücü olması hiperaktivitenin sağlık ve eğitim alanında çalışanlar tarafından mutlak bilinmesi gerekli konular arasında yer alması gerçeğini göstermektedir.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve impulsivite olarak sınıflandırılabilen üç temel belirti kümesinden oluşur.

Doç. Dr. Mücahit ÖZTÜRK'ün izniyle "Çocukta Psikiyatrik Sorunlar" kitabından alınmıştır.