ŞİŞEDE DURDUĞUNDAN ÇOK DAHA FAZLASI

Alkol çok eski çağlardan beri keyif verici, yatıştırıcı, uyuşturucu ve ilaç olarak kullanılagelmiştir. “Alkolizm” terimini ilk kez 1849 yılında İsviçreli halk sağlığı uzmanı Magnus Huss kullanmıştır. 1900’lü yılların başından itibaren alkolizm bir hastalık olarak kabul edilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü alkol bağımlısını;”uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan, alkole bağlı ruhsal, bedensel, toplumsal sağlığı bozulan, buna karşın durumunu değerlendiremeyen; değerlendirse bile alkol alma isteğini durduramayan sağaltım gereksinimi olan bir hasta” diye tanımlar. Alkol bağımlılığı durmadan içmek değil, içmeye başladığında durduramamaktır.


Alkolün yasal ve sosyal kabul gören bir madde olması, alkol kullanımı konusunda sıkıntı yaşayan bireylerin ancak biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak kendilerine ve çevrelerine zarar vermeye başladıktan sonra durumlarını değerlendirmelerine yol açar. Çoğu zamanda çevreden ve yakınlarından aldıkları tepkiler sonucu tedaviye başvurmayı kabul ederler. Alkol aldığımızda %20’si mide çeperinden kan dolaşımına geçer. %80’i ince bağırsaktan kana karışır. Vücudumuz saatte 45 gr yani bir bira ya da bir bardak şarabı yok edebilir. Daha çok ve sürekli içtiğimizde kandaki alkol oranı artar ve maddenin toksik etkileri yaşanır(sarhoş olunur). Alkol bir kez dolaşım sistemine girdi mi dakikalar içinde bütün organlara ulaşır. Molekül yapısı basit ve küçük olduğundan hücre çeperini kolayca aşar ve vücuttaki tüm sistemleri etkiler. Alkol, merkezi sinir sistemini etkiler. Kullanımın miktarına ve sıklığına bağlı olarak, beynimizde geçici ya da kalıcı travmalar yaratır. Hafıza, çözümleme, hüküm verme, anlama, acıyı, zevki algılama ve koordinasyon bölgeleri etkilenip zarar görür. Karaciğerde alkole bağlı olarak yağlanma, sarılık ve siroz hastalığına yol açar. Miktarı çoğalttığınızda karaciğerin işi çoğalır ve yağlanır. İşlevini yapamaz ve zamanla ölür. Alkoliklerde en yaygın ölüm şekli karaciğer iflasıdır. Kalp, akciğerler, pankreas ve üreme sistemi de alkolden etkilenir. Alkol etkisindeyken yaşanan kaza ve yaralanmaların sayısı da çok fazladır ve çoğu ölümle sonuçlanır.


Alkol kullanımı, kişinin işi ve aile uyumuna, çevreye ve beden sağlığına zarar vermiyorsa alkol bağımlılığı sayılmamaktadır. Ancak bazen normal içiciliğin nerede bittiğinin bağımlılığın nerede başladığının sınırının çizilmesi kolay olmamaktadır. Erkekler için haftada 14 standart içkiden ya da bir seferde 4 standart içkiden fazla; kadınlar için haftada 7 ya da bir seferde 3 standart içkiden fazla içme alışkanlığı varsa alkol kullanımı ile ilgili bir sorun olduğu düşünülmeli ve daha derin biçimde sorgulanmalıdır.


* Alkolü kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü?
*Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi eleştirdiler mi?
*İçmekten dolayı kendinizi kötü ya da suçlu hissettiniz mi?
*Sabah uyandığınızda kendinize gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerini yok etmek için hiç ilk iş olarak alkol aldınız mı?


Bu sorulardan en az birine “evet” yanıtı verdiyseniz alkol kullanımı ile ilgili sorunlarınız olabilir. Bir uzmana danışarak durumunuzu detaylı bir şekilde değerlendirmeniz, uzun vadede oluşabilecek olumsuz durumların önüne geçebilmeniz açısından önemlidir.